Yeni bir iş kurdunuz, işletmeniz büyüyor ve artık operasyonel ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir araç edinme zamanı geldi. Bu heyecan verici adımı atarken aklınızda tek bir soru var: “Bu aracı şirketime nasıl en avantajlı şekilde mal edebilirim?”
Girişimcilik yolu; tutku, risk ve evet, karmaşık vergi mevzuatları ile döşelidir. Şirket aracı edinimi, KDV indirimi ve gider yazma kuralları gibi konular, çoğu zaman “yetişkinliğin sıkıcı ama zorunlu görevleri” listesinde yer alır. Ancak bu kuralları doğru anlamak, şirketinizi yüz binlerce liralık gereksiz vergi yükünden kurtarabilir, kârlılığınızı doğrudan artırabilir.
Bu makale, sadece bir mevzuat özeti değil, aynı zamanda finansal okuryazarlığınızı güçlendirecek pratik bir yol haritasıdır. Amacımız, karmaşık vergi dilini söküp atmak ve size, “Artık bu süreci yönetebilirim!” güvenini vermektir. Hazırsanız, şirket aracınızı alırken finansal olarak en akıllı kararları vermeniz için gerekli tüm adımları birlikte inceleyelim.
Girişimciler İçin Şirket Aracı Edinimi Neden Finansal Açıdan Kritik?
Birçok girişimci, araç alımını sadece bir operasyonel ihtiyaç olarak görür. Oysa şirket aracı; iyi yönetildiğinde, vergi matrahınızı düşürmenin, nakit akışınızı optimize etmenin ve işletmenizin profesyonel imajını güçlendirmenin güçlü bir aracıdır. Başarılı finansal yönetim, kanunların size sunduğu yasal avantajları doğru kullanmaktan geçer.
Şirket Aracı Kullanımının Finansal Okuryazarlığa Katkısı
Şirket aracının doğru yönetimi, finansal okuryazarlığınızın bir göstergesidir. Bir gideri kaydederken veya KDV’yi indirirken, sadece bir muhasebe işlemi yapmazsınız; aynı zamanda işletmenizin gerçek maliyet yapısını anlamaya başlarsınız. Bu da sizi reaktif değil, proaktif bir girişimci yapar.

- Vergi Avantajı: Yüksek meblağlı araç alımları, doğru giderleştirildiğinde Kurumlar/Gelir Vergisi matrahını ciddi ölçüde düşürür.
- Nakit Akışı Yönetimi: KDV iadesi veya indirimi sayesinde, ödenmesi gereken KDV miktarını azaltarak nakit akışınızı rahatlatırsınız.
- Profesyonellik: İyi seçilmiş ve yasal olarak finanse edilmiş bir araç, kurumsal itibarı ve müşteri nezdindeki güveni artırır.
Kanuni Düzenlemelerin İş Akışına Etkisi: 2025 Dönüşümü
Türkiye’de şirket araçlarına ilişkin vergi kuralları, özellikle 2025 yılında yapılan köklü yasal düzenlemelerle büyük ölçüde değişti. Bu düzenlemeler, binek araçların (çoğu otomobil) giderleştirilmesini kısıtlayarak işletmeleri daha dikkatli olmaya zorladı. Bu nedenle, eski kurallarla hareket etmek büyük bir finansal hata yapmanıza yol açabilir.
Unutmayın: Vergi kanunları, ticari faaliyetlerinize gerçekten hizmet eden araçlara avantaj sağlar. Kişisel konfor amaçlı kullanılan lüks binek araçların tüm maliyetini şirkete yükleme dönemi artık büyük ölçüde geride kaldı.
Temel Kavramlar: Binek Araç mı Ticari Araç mı? (KDV’nin Anahtarı)
Şirket araçlarında KDV indirimi ve gider yazma kurallarının kalbi, aracın yasal olarak nasıl sınıflandırıldığına bağlıdır. Hangi kategoride olduğunuzu anlamadan, doğru finansal kararı vermeniz imkansızdır.
Mevzuat Açısından Tanımlar ve Sınıflandırmalar
Vergi mevzuatı, araçları temel olarak iki ana kategoriye ayırır ve bu ayrım, KDV indirimi üzerinde %100 veya %0’lık kritik fark yaratır.
1. Ticari Araçlar (Yük ve Yolcu Taşımacılığı)
Bunlar, şirketin ana faaliyet konusunu yerine getirmek için özel olarak tasarlanmış ve kullanılan araçlardır. Kamyonet, kamyon, otobüs, ticari minibüs, servis araçları ve bazı panelvan modelleri bu kategoriye girer.
- Anahtar Kullanım: Malların taşınması, yolcu taşımacılığı hizmeti verilmesi (örneğin kurye firması, lojistik şirketi).
- KDV Durumu: Genellikle satın alım KDV’sinin tamamı (%100) indirilebilir.
2. Binek Araçlar (Otomobiller)
Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) Kanunu’nun 1. maddesinde binek otomobili olarak tanımlanan ve genellikle kişisel/yönetimsel amaçlarla kullanılan araçlardır. SUV’ların büyük çoğunluğu, sedanlar ve hatchback’ler bu kategoriye dahildir.
- Anahtar Kullanım: Yönetim, pazarlama, satış ekibinin seyahati.
- KDV Durumu: Bu, işin en karmaşık kısmıdır ve genellikle KDV indirimi YAPILAMAZ.
💡 Uzman Görüşü: Bir aracın ruhsatta ‘binek’ veya ‘ticari’ olarak geçmesi tek kriter değildir. En önemlisi, aracın fiilen işletmenin ana faaliyetinde ne kadar kullanıldığı ve vergi mevzuatındaki spesifik tanıma uyup uymadığıdır. Özellikle pick-up ve panelvan gibi çift amaçlı araçlarda ruhsat sınıflandırması çok dikkatle incelenmelidir.
Bu Ayrımın KDV İndirimi Üzerindeki Kritik Etkisi
Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun 30/b maddesi, binek otomobillerinin KDV’sinin indirim konusu yapılmasını engeller. Neden mi? Çünkü yasa koyucu, binek araçların özel amaçlı kullanıma açık olduğunu varsayar ve sadece ticari araçlara avantaj tanır.
KDV İndiriminde İstisnalar (Hayat Kurtaran Bilgiler)
Binek otomobillerde bile KDV’yi indirebileceğiniz iki önemli istisna vardır. Eğer iş modeliniz bu kapsama giriyorsa, büyük bir avantaj elde edebilirsiniz:
- Kiralama Faaliyeti: Şirketiniz araç kiralama veya taksi işletmeciliği gibi, aracı bizzat ana ticari faaliyetinin yürütülmesi için satın alıyorsa (yani aracı kiraya verecek veya satacaksınız), satın alım sırasında ödenen KDV’nin tamamını indirebilirsiniz.
- İkinci El Ticareti: İkinci el araç alım satımı yapan galeri veya tacirler, aldıkları araçların KDV’sini indirebilirler. (Ancak bu durum “özel matrah” düzenlemelerine tabidir.)
Özetle KDV Kuralı: Eğer lojistik firması değilseniz, binek otomobilin alım KDV’sini büyük ihtimalle indiremeyeceksiniz. Peki o zaman ne yapacağız? Bu KDV, aracın maliyetine eklenerek Amortisman yoluyla gider yazılır. Yani KDV kaybolmaz, sadece hemen indirilmek yerine, yıllara yayılarak dolaylı yoldan vergi matrahından düşülür.
KDV İndirimi: Satın Alma, Leasing ve İşletme Giderleri
KDV, en çok kafa karıştıran vergi türüdür. Satın alma, kiralama ve günlük kullanım giderlerinde KDV uygulamaları farklılık gösterir. Bu bölüm, KDV’yi nerede ve nasıl yasal olarak indirebileceğinizi detaylandırır.
Satın Alma ve Leasing İşlemlerinde KDV Uygulamaları
1. Doğrudan Satın Alma (Peşin veya Kredi ile)
- Ticari Araç: Eğer yukarıda tanımlanan ticari araç sınıfındaysa (şirketin faaliyet konusu), KDV’nin tamamı indirilebilir.
- Binek Araç: KDV indirimi yapılamaz. KDV tutarı, aracın maliyetine eklenir ve amortisman (yıpranma payı) yoluyla giderleştirilir.
2. Finansal Kiralama (Leasing)
Leasing, genellikle büyük ölçekli ve yüksek maliyetli araçlar için tercih edilir. Leasing ödemeleri faiz ve anapara olarak ikiye ayrılır.
- Ticari Araç Leasingi: Ödenen aylık kira tutarı içindeki KDV’nin tamamı indirilebilir.
- Binek Araç Leasingi: Tıpkı doğrudan alımda olduğu gibi, binek araç leasingi ödemelerinde de KDV indirimi yapılamaz. Bu KDV, kira bedeli içindeki gider sınırlamalarına tabidir.
🔍 Mini Vaka Analizi: Ahmet’in Tercihi
Dijital pazarlama ajansı sahibi Ahmet, müşteri ziyaretleri için bir SUV (Binek Araç) almaya karar verdi. Aracı 1.000.000 TL + 200.000 TL KDV (Toplam 1.200.000 TL) aldı. Ahmet, bu 200.000 TL KDV’yi şirketinin beyan edeceği KDV’den hemen düşemez. Bu 200.000 TL, aracın maliyetine eklenir (1.200.000 TL) ve bu tutar üzerinden amortisman hesaplanır. Eğer Ahmet lojistik firması olsaydı, 200.000 TL’yi hemen indirebilirdi.
Yakıt, Bakım ve Yedek Parça KDV’sinin İndirimi
Büyük alım KDV’sini indirememiş olsanız bile, günlük kullanımda oluşan KDV’ler için durum farklıdır. Günlük işletme giderleri, araç sınıflandırmasından bağımsız olarak belirli kurallara tabidir.
Vergi mevzuatına göre, binek araçların dahi işletilmesiyle ilgili yakıt, bakım, onarım, sigorta ve otopark gibi harcamaların Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından düşülmesi mümkündür. Ancak burada iki farklı uygulama devreye girer:
- Ticari Araçlar: Yakıt, bakım, sigorta vb. harcamaların KDV’si ve kendisi %100 indirilebilir/gider yazılabilir.
- Binek Araçlar:
- Giderin Kendisi (KDV Hariç Tutar): Sınırlı oranda (genellikle %70) gider yazılabilir (Bir sonraki H2’de detaylı incelenecek).
- KDV’si: Hazine ve Maliye Bakanlığı, binek otomobillerin işletme giderlerine ilişkin ödenen KDV’lerin dahi indirim konusu yapılamayacağı görüşündeydi (Tebliğlerle). Ancak son dönemdeki yüksek yargı kararları, işletme giderlerine ait KDV’nin indirim konusu yapılabileceği yönünde kararlar vermiştir. KRİTİK NOT: Muhasebecinizle güncel hukuki içtihatları ve Maliye’nin son tebliğlerini kontrol etmeniz hayati önem taşır. Çoğu işletme bu KDV’yi, giderin maliyetine ekleyerek sınırlı gider yazma yolunu tercih etmektedir.
En Güvenli Yol: Riskten kaçınmak ve denetimde sorun yaşamamak için, yakıt ve bakım KDV’sini, sınırlı gider yazma oranı (%70) dahilinde aracın toplam maliyetine ekleyip giderleştirmek en yaygın ve güvenli uygulamadır.
Gider Yazma Kuralları: Vergi Matrahını Düşürmenin Yolları
KDV, işletmenin ödediği veya indirdiği bir vergidir. Gider yazma ise (amortisman ve diğer harcamalar), Kurumlar ya da Gelir Verginizi hesaplarken vergi matrahınızı düşürdüğünüz uygulamadır. 2025 düzenlemeleri, özellikle binek araçlarda gider yazmayı ciddi şekilde kısıtlamıştır.
Amortisman Uygulaması ve Yasal Üst Limitler (2025 Güncel Sınırlar)
Amortisman, bir varlığın (bu durumda aracın) değerinin, kullanım ömrü boyunca yıpranma payı olarak yıllara yayılarak gider yazılmasıdır. Bu, sermayenizin erimesini yavaşlatan ve nakit akışınızı koruyan önemli bir finansal araçtır.
Binek Araçlarda Amortisman Sınırları
Vergi Usul Kanunu (VUK) gereği, binek otomobillerin amortisman yoluyla giderleştirilebilecek maliyetinin üst limitleri belirlenmiştir. Bu limitler, her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir (Lütfen güncel tebliğleri kontrol edin, aşağıdakiler örnek sınırlardır):
- Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve KDV Hariç Limit: Diyelim ki 2025 yılı için bu limit X TL’dir. Eğer aracınızın maliyeti (ÖTV ve KDV hariç) bu sınırı aşarsa, aşan kısım gider yazılamaz.
- Tüm Giderler Dahil Limit (KDV Maliyete Eklendiyse): Diyelim ki bu limit Y TL’dir. Eğer KDV’yi indiremediyseniz ve maliyete eklediyseniz, amortisman hesaplamasına esas alınacak tutar Y TL’yi geçemez.
Ne Anlama Geliyor? Eğer çok pahalı bir binek araç alırsanız, maliyetinin tamamını (limitleri aşan kısmını) vergi matrahınızdan düşemezsiniz. Bu kısıtlama, girişimcileri lüks tüketim yerine daha uygun maliyetli veya ticari araçlara yönlendirmeyi amaçlar.
Örnek Senaryo: Lüks Araç Alımı
Şirketiniz, KDV ve ÖTV dahil 3.000.000 TL değerinde bir lüks binek otomobil aldı. 2025 yılı için amortisman üst limitinin KDV dahil 1.500.000 TL olduğunu varsayalım. Şirketiniz, aracın 3.000.000 TL’lik maliyetinin yalnızca 1.500.000 TL’sini amortisman yoluyla gider yazabilir. Geri kalan 1.500.000 TL, kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak kaydedilir ve vergi matrahından düşülemez.
Kira, Akaryakıt ve Sigorta Giderlerinin Sınırlandırılması
Binek araçların işletilmesi sırasında yapılan harcamalar da ciddi kısıtlamalara tabidir. Bu kural, aracın ister satın alınmış ister kiralanmış olsun fark etmeksizin uygulanır.
1. Kiralama Gideri Sınırı
Binek otomobilleri kiralayan (operasyonel kiralama) şirketler için aylık kira bedelinin belli bir tutarı (örneğin 2025 için aylık Z TL) aşan kısmı Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) sayılır. Bu sınır, yüksek maliyetli araç kiralamayı vergi avantajı açısından caydırıcı hale getirir.
2. Akaryakıt, Bakım, Onarım ve Sigorta Giderleri Sınırı
Binek otomobillerin işletilmesiyle ilgili harcamaların sadece %70’i vergi matrahından düşülebilir. Kalan %30’luk kısım KKEG olarak kaydedilir.
- Örnek: Şirketiniz, binek araca ayda 10.000 TL yakıt harcadı. Bu 10.000 TL’nin sadece 7.000 TL’si gider yazılabilir. Kalan 3.000 TL’lik kısım şirketinizin kârından düşülmez, yani bu tutarın vergisini ödersiniz.
- Neden %70? Bu kural, aracın %30 oranında kişisel kullanıma tahsis edildiği varsayımına dayanır.
Ticari Araçlarda Durum
Ticari araçlarda (lojistik, servis, kurye vb. faaliyet araçları) bu kısıtlamaların çoğu geçerli değildir. Yakıt, bakım, sigorta, kiralama bedelleri genellikle %100 oranında gider yazılabilir. Bu da ticari araçları, faaliyet konusu uygun olan işletmeler için finansal olarak çok daha cazip hale getirir.
Köprü ve Otoyol Geçiş Ücretleri Nasıl Gider Yazılır?
HGS/OGS geçişleri ve otopark ücretleri de araç giderleri sınıfına girer. Bunların giderleştirilmesi, aracın sınıflandırmasına ve %70 kuralına tabidir:
- Ticari Araç: %100 oranında gider yazılır.
- Binek Araç: Bu harcamalar, diğer işletme giderleri gibi %70 oranında gider yazılır.
Bu tür küçük, tekrar eden giderlerin muhasebeleştirilmesi sırasında faturaların veya fişlerin eksiksiz olmasına dikkat etmek, denetimlerde sorun yaşamanızı engeller.
Uygulamalı Senaryolar ve Sık Yapılan Hatalar
Teorik bilgiler önemlidir, ancak girişimcilikte kazanç, pratik uygulamada gizlidir. İşte günlük hayatta karşılaşacağınız birkaç senaryo ve bunlara yönelik doğru finansal adımlar.
Senaryo 1: E-Ticaret İşletmesi İçin Dağıtım Aracı
İş Modeli: Kendi ürünlerini satan ve şehir içi dağıtımını yapan bir e-ticaret firmasısınız. Dağıtım için bir ticari panelvan (ruhsatta N1 sınıfı) alıyorsunuz.
Finansal Karar:
- KDV İndirimi: Araç ticari nitelikte olduğu ve firmanın ana faaliyetinde kullanıldığı için (ürün dağıtımı), satın alma aşamasındaki KDV’nin tamamı (%100) indirilebilir.
- Gider Yazma: Amortisman kısıtlaması yoktur. Yakıt, bakım ve onarım giderleri %100 oranında gider yazılabilir.
Kazanım: Bu sınıflandırma, şirketinize önemli bir nakit akışı avantajı sağlar ve toplam vergi yükünü minimuma indirir.
Senaryo 2: Yazılım Şirketi İçin Yönetici Aracı
İş Modeli: Yönetici ve satış ekibinin müşteri görüşmelerine gitmesi için lüks bir sedan (Binek Araç) alınıyor.
Finansal Karar:
- KDV İndirimi: Araç binek olduğu için KDV indirimi yapılamaz. KDV tutarı maliyete eklenir.
- Gider Yazma:
- Amortisman, yıllık güncel limitler dahilinde gider yazılabilir (Limit aşımı KKEG olur).
- Yakıt, bakım, sigorta gibi işletme giderlerinin sadece %70’i gider yazılabilir. Kalan %30 KKEG’dir.
Kazanım: Avantaj sınırlıdır, ancak yasal sınırlar dahilinde aracın maliyetinin büyük bir kısmı (dolaylı yoldan) Kurumlar Vergisi matrahından düşülür.
Sık Yapılan 5 Kritik Hata ve Çözümleri
Girişimcilerin şirket araçlarını yönetirken en çok düştüğü finansal tuzakları bilmek, sizi denetim risklerinden korur:
- Hata: Aracın Sınıfını Yanlış Değerlendirmek.
Çözüm: Ruhsattaki tescil ve aracın fiili kullanım amacını doğru eşleştirin. Binek otomobil olarak tescil edilmiş bir aracı, “yönetici aracı” değil de “satış aracı” diye kaydetmek KDV avantajı sağlamaz. Önemli olan, aracın yasal sınıfıdır.
- Hata: %30 KKEG Kuralını İhmal Etmek.
Çözüm: Akaryakıt, bakım, HGS/OGS gibi binek araç harcamalarının %30’unu KKEG olarak kaydetmeyi unutmayın. Bu ihmal, denetimde ciddi vergi cezalarına yol açabilir.
- Hata: Amortisman Limitlerini Aşmak.
Çözüm: Satın alma yapmadan önce, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan güncel amortisman üst limitlerini muhasebeciniz aracılığıyla kontrol edin. Aşırı lüks alımların size vergi avantajı sağlamayacağını kabullenin.
- Hata: Şahıs Şirketi / Anonim Şirket Farkını Göz Ardı Etmek.
Çözüm: Şahıs şirketlerinde (Gelir Vergisi mükellefiyeti), araç giderlerinin şirkete ait olduğunu ispatlamak A.Ş. veya Ltd. Şti.’ye göre daha zordur. Şahıs şirketinde sadece ticari kazancın elde edilmesi için kullanılan araçların giderleri kabul edilir.
- Hata: Belge Eksikliği.
Çözüm: Akaryakıt alımlarında mutlaka şirketinizin vergi numarası ve adının geçtiği yasal fatura veya e-faturayı alın. Fişler (yazar kasa/ödeme kaydedici cihaz fişleri) yüksek tutarlı alımlarda gider ispatı için yeterli olmayabilir.
Vergi Risklerini Yönetme ve Sürdürülebilir Finansal Planlama
Girişimcilik, risk almayı gerektirir, ancak bu riskler vergi cezaları değil, iş kararları olmalıdır. Şirket araçları konusundaki en büyük risk, mevzuatı yanlış yorumlayarak gereksiz vergi ödeme veya denetim riskiyle karşı karşıya kalmaktır.
YMYL Uyumlu Risk Yönetimi: Mali Müşavirinizle Çalışın
Bu makalede sunulan tüm bilgiler, yasal çerçeveyi anlamanız içindir. Ancak vergi kanunları sık sık değişir ve her şirketin kendine özgü bir durumu vardır. Vergi ve yasal tavsiye almak için yetkili ve lisanslı bir mali müşavir veya vergi avukatı ile çalışmak ZORUNLUDUR.
- Risk Uyarısı: Mevzuata aykırı hareket etmek (örneğin binek araca ticari araç muamelesi yapmak), vergi incelemelerinde cezalı tarhiyata (vergilerin faiziyle birlikte ödenmesi) ve vergi ziyaı cezasına yol açabilir.
- Sürdürülebilirlik: Finansal sürdürülebilirliğin anahtarı, anlık avantajlar kovalamak yerine, uzun vadede yasalara tam uyumlu ve şeffaf bir sistem kurmaktır.
Kiralama mı, Satın Alma mı? Finansal Analiz
Şirket aracı edinimi, genellikle “satın alma mı, operasyonel kiralama mı?” ikilemiyle başlar. Vergi kurallarını bildiğimize göre, her iki yolun avantajlarını inceleyelim:
1. Satın Alma (Mülkiyet Şirketindir)
- Avantaj: Varlık şirket bilançosuna girer, uzun vadede amortisman avantajı sağlar. İkinci el değerini koruma potansiyeli vardır.
- Dezavantaj: Yüksek ilk yatırım maliyeti, nakit akışını olumsuz etkiler. Binek araçlarda amortisman ve KDV kısıtlamalarına tabidir.
2. Operasyonel Kiralama (Mülkiyet Kiracıdadır)
- Avantaj: Tek faturayla tüm maliyetler (vergi, sigorta, bakım) ödenir. Nakit akışı üzerindeki yük düşüktür. Varlıklar bilançoda yer kaplamaz. Kira bedeli doğrudan gider yazılır (Binek araçlar için aylık sınır dahilinde).
- Dezavantaj: Uzun vadede maliyeti satın almadan daha yüksek olabilir. Sözleşme feshi zordur. Binek araçlarda aylık kira gideri sınırı mevcuttur.
Sonuç: Eğer aracınız ticari araç ise, KDV ve gider avantajları nedeniyle satın alma genellikle daha kârlıdır. Eğer binek araç ise ve yüksek ilk yatırım yapmak istemiyorsanız, aylık kira gideri sınırını aşmayacak bir kiralama modeli, nakit akışı açısından daha cazip olabilir.

Sonuç: Finansal Özgürlüğe Giden Yolda Akıllı Adımlar
Girişimcilik zorlu bir yolculuktur, ancak küçük finansal detayları doğru yönetmek, bu yolculuğu daha konforlu ve kârlı hale getirir. Şirket araçlarında KDV indirimi ve gider yazma kurallarını anlamak, sadece bir vergi kuralı bilgisi değil, aynı zamanda finansal zekanızın bir parçasıdır.
Unutmayın, vergi kuralları sizi cezalandırmak için değil, ticari faaliyetinizi yasal sınırlar içinde desteklemek için vardır. Önemli olan, hangi aracın sizin ticari faaliyetinize gerçekten hizmet ettiğini dürüstçe belirlemek ve kanunun tanıdığı avantajları sonuna kadar kullanmaktır.
Şimdi Sıra Sende: Harekete Geçme Rehberi
Bu bilgileri eyleme dönüştürmek için üç somut adım atın:
- Sınıflandırmayı Netleştir: Mevcut veya potansiyel aracınızın binek mi yoksa ticari araç mı olduğunu mali müşavirinizle birlikte yasal ruhsat ve fiili kullanım açısından kesinleştirin. KDV indirim stratejiniz buna bağlıdır.
- Bütçeyi Sınırlara Göre Ayarla: Eğer binek araç alıyorsanız, amortisman ve kira gideri üst limitlerini öğrenin. Bu limitleri aşan harcamaların KKEG olacağını bilerek bütçenizi yapın. Lüks tüketimi, vergi avantajı sağlamayacak bir maliyet olarak kabul edin.
- Belgeleme Disiplini Oluştur: Akaryakıt, bakım, otopark gibi tüm giderler için şirket adına düzenlenmiş yasal belgeleri (e-fatura/e-arşiv fatura) düzenli olarak toplayın. Mükemmel bir belgeleme, incelemelerde en büyük güvencenizdir.
Finansal okuryazarlık bir maraton. Her öğrendiğiniz yeni kural, işletmenizin direksiyonuna daha sağlam bir şekilde oturmanızı sağlar. Başarılar dileriz!
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
Binek otomobilin KDV’sini maliyete eklemek ne demektir?
Binek otomobillerde KDV indirimi yapılamadığı için, ödenen KDV tutarı (örneğin 200.000 TL), aracın satın alma bedelinin üzerine eklenir. Bu toplam maliyet (KDV dahil), Amortisman (yıpranma payı) hesaplamasına dahil edilir. Yani KDV, anında indirilmek yerine, yıllara yayılarak dolaylı yoldan giderleştirilmiş olur.
Binek araç giderlerinin %70’ini gider yazma kuralı ne zaman uygulanmaya başladı?
Bu kısıtlama, 7194 sayılı Kanun ile 2025 yılının sonlarında hayatımıza girmiştir. Bu tarihten sonra şirket bilançosuna dahil edilen veya kiralanan tüm binek otomobillerin yakıt, bakım, sigorta ve diğer işletme giderleri bu %70 kısıtlamasına tabidir. %30’luk kısım Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak kaydedilir.
Amortisman üst limiti her yıl güncelleniyor mu?
Evet. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile amortisman üst limitleri (hem ÖTV ve KDV hariç tutar hem de KDV dahil tutar), her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak güncellenir. Girişimcilerin, alım yapmadan önce ilgili yıla ait güncel limitleri kontrol etmesi kritik öneme sahiptir.
Şahıs işletmeleri de şirket aracı kurallarından faydalanabilir mi?
Evet, şahıs işletmeleri (Gelir Vergisi mükellefleri) de bu kurallardan faydalanır. Ancak şahıs işletmelerinde araçların tamamen ticari faaliyette kullanıldığının ispatı, tüzel kişiliğe sahip şirketlere (Ltd. veya A.Ş.) göre daha titizlikle incelenir. Kişisel kullanım ve şirket kullanımı ayrımının net yapılması gerekir.
Ticari araç ruhsatlı bir pick-up’ın KDV’si indirilebilir mi?
Bu gri bir alandır ve genellikle tartışmaya açıktır. Eğer pick-up ruhsatta ticari araç (N1 sınıfı) olarak geçiyorsa ve şirketin ana faaliyet konusu için kullanılıyorsa (örneğin, inşaat malzemesi taşıma), KDV’si indirilebilir. Ancak, Maliye, bu tür araçların büyük kısmının fiilen binek amaçlı kullanıldığını düşünerek denetim yapabilir. Bu nedenle, fiili kullanımın ticari amaçlı olduğunu kanıtlamak önemlidir.
Kiralık araçlarda gider kısıtlamaları nasıl hesaplanır?
Kiralık binek araçlar için iki kısıtlama vardır: Birincisi, aylık kira bedelinin belli bir tutarı (örneğin 2025 için X TL) aşan kısmı KKEG’dir. İkincisi, bu aracın yakıt, bakım gibi işletme giderlerinin yine %70’i gider yazılabilir, %30’u KKEG’dir. Bu iki kısıtlama birbirinden bağımsız uygulanır.
Aracın trafik cezaları gider yazılabilir mi?
Hayır, trafik cezaları, Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak kabul edilir. Cezalar, şirket tarafından ödense bile, vergi matrahından düşülemez.
