İş Güvenliği Uzmanı Zorunluluğu: Kimleri, Nasıl Kapsar? 5 Adımda Uygulama Rehberi

İş Güvenliği Uzmanı Zorunluluğu görseli

Girişimcilik, heyecan verici ve zorlu bir yolculuktur. İş planını hazırlarken, pazarlama stratejilerini kurarken ve finansal hedeflere odaklanırken, çoğu zaman göz ardı edilen kritik bir alan vardır: İş Güvenliği ve Sağlığı (İSG). Bu sadece bir yasal zorunluluk değil, aynı zamanda işletmenizin sürdürülebilirliğinin ve itibarının temel taşıdır.

Belki yeni bir atölye açtınız, belki de dijital bir ajans kurdunuz ve “Masa başında ne gibi bir risk olabilir ki?” diye düşünüyorsunuz. Ne yazık ki, yasa koyucu bu konuda çok net: İş yerinde bir çalışana sahip olduğunuz an, üzerinize düşen büyük yasal ve etik sorumluluklar başlar.

Bu makale, İş Güvenliği Uzmanı (İGU) bulundurma zorunluluğunun ne anlama geldiğini, hangi şartlarda geçerli olduğunu ve bu süreci en hızlı, en yasal ve en bütçe dostu şekilde nasıl yöneteceğinizi adım adım açıklayan, kapsamlı bir yol haritasıdır. Amacımız, sizi cezai yaptırımlardan korumakla kalmayıp, aynı zamanda çalışanlarınız için güvenli bir çalışma kültürü oluşturmanız konusunda güçlendirmektir.

Hazırsanız, hukuki karmaşıklıkları bir kenara bırakıp, bu zorunluluğu işletmeniz için bir yüke değil, bir avantaja dönüştürmenin yollarını keşfedelim. Makalenin sonunda “Artık yapabilirim!” diyeceğinizden eminiz.


İş Güvenliği Uzmanı Zorunluluğu Nedir ve Neden Hayati Önem Taşır?

Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği alanındaki temel düzenleme, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘dur. Bu kanun, çalışanların iş yerindeki sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesini amaçlar. Kanunun en merkezi maddelerinden biri de, belirli şartları taşıyan her iş yerinin, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi’nden (OSGB) hizmet alarak veya tam zamanlı uzman istihdam ederek İSG hizmeti sağlama zorunluluğudur.

İş Güvenliği Uzmanı Zorunluluğu ile ilgili görsel

Bu zorunluluğun temelinde yatan mantık şudur: Siz girişimciniz, işinizi en iyi siz bilirsiniz. Ancak iş güvenliği, derinlemesine uzmanlık gerektiren teknik bir alandır. İş Güvenliği Uzmanı (İGU), işletmenizdeki riskleri tespit etmek, önleyici aksiyonları planlamak ve yasal uyumluluğu sağlamakla yükümlü olan, yetki belgesine sahip kişidir.

Temel Hukuki Dayanak: 6331 Sayılı Kanun

6331 Sayılı Kanun, istisnasız tüm kamu ve özel sektör iş yerlerini, çalışan sayısı ve tehlike sınıfı ne olursa olsun kapsar. Kanun, işverenleri temel olarak iki ana yükümlülük altına sokar:

  1. Risk Değerlendirmesi Yapmak: İş yerindeki potansiyel tehlikeleri belirlemek ve bunları minimize etmek için planlama yapmak.
  2. Profesyonel Destek Almak: İş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli görevlendirmek.

Bu zorunluluk, sadece büyük holdingler için değil, tek bir çalışanı olan küçük bir kuaför dükkanı veya bir muhasebe ofisi için de geçerlidir. Unutmayın, yasa ‘çalışanın sağlığı ve hayatı’ konusunda taviz vermez.

Yasal Riskler ve Uygulanacak Cezai Yaptırımlar

Finansal okuryazarlık alanında hep vurguladığımız gibi, riskleri yönetmek, sürdürülebilir başarının anahtarıdır. İSG konusundaki en büyük risk, yasal yükümlülükleri yerine getirmemekten doğan cezai yaptırımlardır.

İş güvenliği uzmanı görevlendirmemek veya gerekli risk analizlerini yapmamak, ciddi idari para cezaları ile sonuçlanabilir. Bu cezalar genellikle tehlike sınıfına ve çalışanın durumuna göre günlük bazda hesaplanır ve her ay katlanarak artar. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için bu cezalar, işletmenin faaliyetini durdurabilecek düzeyde finansal şok yaratabilir.

  • Cezaların Önlenmesi: Bir uzmana yatırım yapmak, potansiyel bir kazanın veya denetim sırasında kesilecek yüksek cezaların maliyetinin yanında devede kulak kalacaktır.
  • İtibar Yönetimi: İş kazası durumunda oluşan olumsuz itibar, müşteri güvenini sarsar ve uzun vadede toparlanması zor kayıplara neden olur.

Hangi İşletmeler İş Güvenliği Uzmanı Tutmak Zorunda? (Risk Grupları ve Çalışan Sayısı)

İGU zorunluluğu, herkesi kapsasa da, hizmet alma şekliniz ve uzman için ayırmanız gereken süre, işletmenizin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bağlıdır. Bu ayrım, yasal uyumluluğu sağlamanın ilk ve en kritik adımıdır.

Tehlike Sınıflarına Göre Ayırım: Az Tehlikeli, Tehlikeli, Çok Tehlikeli

İşletmeler, faaliyet alanlarına (NACE kodlarına) göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen üç ana tehlike sınıfından birine dâhildir. Bu sınıflar, iş yerindeki kaza riskinin büyüklüğüne göre belirlenir ve İGU’nun iş yerinde geçirmesi gereken asgari süreyi tayin eder.

1. Az Tehlikeli Sınıf (Örn: Ofisler, perakende satış, muhasebe büroları)

  • Risk Düzeyi: Düşük.
  • İGU Zorunluluğu Süresi: Çalışan başına ayda en az 10 dakika.
  • Örnek Senaryo: 20 çalışanı olan bir yazılım şirketi, ayda toplam 200 dakika (3 saat 20 dakika) İGU hizmeti almak zorundadır.

2. Tehlikeli Sınıf (Örn: Restoranlar, tamirhaneler, depo faaliyetleri)

  • Risk Düzeyi: Orta.
  • İGU Zorunluluğu Süresi: Çalışan başına ayda en az 20 dakika.
  • Örnek Senaryo: 20 çalışanı olan bir restoran, ayda toplam 400 dakika (yaklaşık 6.5 saat) İGU hizmeti almak zorundadır.

3. Çok Tehlikeli Sınıf (Örn: İnşaat, madencilik, kimya sanayii)

  • Risk Düzeyi: Yüksek.
  • İGU Zorunluluğu Süresi: Çalışan başına ayda en az 40 dakika.
  • Örnek Senaryo: 20 çalışanı olan bir inşaat şantiyesi, ayda toplam 800 dakika (yaklaşık 13.5 saat) İGU hizmeti almak zorundadır.

Önemli Not: Bu süreler, yasanın belirlediği asgari sürelerdir. İş yerinin özel riskleri varsa, bu süreler karşılıklı anlaşma ile artırılabilir.

Çalışan Sayısı Eşiği: 1 ve Üzeri Çalışan Kuralı

Yasa, İSG hizmeti alma yükümlülüğünü sadece çalışan sayısına bağlamaz, ancak çalışan sayınız ne kadar az olursa, hizmeti kendinizin karşılama ihtimali o kadar artar.

Kritik Eşik: 10 Çalışan Altı İşletmeler (Az Tehlikeli)

Az tehlikeli sınıfta yer alan ve 10’dan az çalışana sahip olan girişimciler için yasa, büyük bir kolaylık sağlar. İşveren, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın belirlediği eğitimleri tamamlayarak ve sınavı geçerek, kendi iş güvenliği hizmetini kendisi yürütebilir. Bu, özellikle startup’lar ve küçük ofisler için önemli bir maliyet avantajıdır. Ancak bu muafiyet, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli sınıflar için geçerli değildir.

Eğer 10 veya daha fazla çalışanınız varsa (tehlike sınıfı ne olursa olsun) veya 10’dan az olsa dahi tehlikeli/çok tehlikeli sınıftaysanız, profesyonel bir İGU hizmeti almak (OSGB aracılığıyla veya tam zamanlı uzman istihdamıyla) zorunludur.


İGU Hizmeti Nasıl Alınır? Adım Adım Uygulama Rehberi

Yasal zorunluluğun size uygun olduğunu tespit ettiniz. Şimdi sıra, bu hizmeti nasıl alacağınıza geldi. İşte girişimcilerin ve işverenlerin en sık kullandığı üç yöntem ve size uygun olanı seçme kılavuzu.

Yöntem 1: Tam Zamanlı Uzman İstihdamı (Büyük İşletmeler İçin)

Çok tehlikeli sınıfta yer alan veya yüksek sayıda çalışana (genellikle 250 ve üzeri) sahip büyük işletmeler için en verimli çözüm, tam zamanlı (bordrolu) İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve Yardımcı Sağlık Personeli istihdam etmektir.

Ne Zaman Tercih Edilmeli?

  • İş yerinde sürekli, yüksek riskli faaliyetler varsa (örn. büyük fabrika, sürekli inşaat).
  • Yasa, tehlike sınıfınız ve çalışan sayınız gereği tam zamanlı uzman bulundurmayı zorunlu kılıyorsa.
  • İSG kültürünü kurumsal kimliğinize tamamen entegre etmek istiyorsanız.

Avantajları: İGU, sadece sizin işinize odaklanır, risklere anında müdahale edilebilir ve iş yeri kültürünü derinlemesine analiz edebilir.

Yöntem 2: Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) ile Anlaşma (KOBİ’ler İçin İdeal)

Türkiye’deki KOBİ’lerin büyük çoğunluğu bu yöntemi kullanır. OSGB’ler, Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, bünyelerinde İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve diğer personeli bulunduran kurumlardır. İşletmeniz, yasal süre boyunca (örneğin ayda 6 saat) bu uzmanların hizmetini kiralar.

Bu yöntem, size bir uzmanı tam zamanlı istihdam etme maliyetini ve idari yükünü ortadan kaldırır. OSGB, iş yerinize belirlenen yasal sürelerde periyodik olarak gelir, risk analizleri yapar ve eğitimleri verir.

Adım Adım OSGB ile Anlaşma Süreci:

  1. İhtiyacınızı Belirleyin: Çalışan sayınızı ve NACE kodunuzu (tehlike sınıfınızı) tespit edin.
  2. Piyasa Araştırması ve Teklif Alma: Bölgenizdeki yetkili OSGB’lerden teklif alın. (Sadece en ucuz teklife odaklanmayın; deneyim, referanslar ve uzmanların nitelikleri önemlidir.)
  3. Sözleşme İmzalama: Hizmet süresi ve bedeli netleştirilerek sözleşme yapılır.
  4. İSG-Katip Kaydı: OSGB, anlaşmayı Bakanlık sistemine (İSG-Katip) sizin adınıza kaydeder. Bu kayıt, yasal uyumluluğun resmi başlangıcıdır. Bu kayıt olmazsa, hizmet almış sayılmazsınız.

Pratik Tavsiye: OSGB ile çalışırken, uzmanların sadece imza atmak için gelmediğinden emin olun. Düzenli olarak risk analizi güncellemeleri, acil durum tatbikatları ve çalışan eğitimleri talep edin.

Yöntem 3: Kendi İhtiyacını Karşılama (Az Tehlikeli ve 10 Kişi Altı Kuralı)

Eğer işletmeniz az tehlikeli sınıftaysa ve çalışan sayınız 10’un altındaysa, en maliyet avantajlı yol budur. İşveren, gerekli eğitimleri alarak (yaklaşık 16 saatlik bir eğitim) İSG görevini üstlenebilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  • Bu, size uzmanlık yetkisi vermez, sadece kendi iş yerinizde işveren vekili olarak bu görevleri yapmanızı sağlar.
  • Eğitimi tamamlamış olsanız dahi, yasal risk analizlerini yapmak ve kayıtları düzgün tutmak zorundasınız.
  • Çalışan sayınız 10’un üzerine çıktığı an veya tehlike sınıfınız değiştiği an bu muafiyet sona erer.

İş Güvenliği Uzmanının Rolü, Görevleri ve Yasal Sorumlulukları

İGU, bir iş yerinin sadece yasal uyumluluğunu sağlamakla kalmaz; aynı zamanda işletme kültürünün ve verimliliğinin de önemli bir parçasıdır. Peki, bir İGU geldiğinde tam olarak ne yapar?

İGU’nun Temel Görevleri: Risk Analizi, Eğitim ve Denetim

Bir İGU’nun sorumlulukları geniş kapsamlıdır, ancak üç temel başlık altında toplanabilir:

1. Risk Değerlendirmesi ve Önleme (Kalbin Atışı)

İGU’nun ilk ve en önemli görevi, iş yerindeki mevcut ve potansiyel tehlikeleri tespit etmektir. Bu, Risk Değerlendirmesi Raporu hazırlayarak yapılır. Bu rapor, yasal bir belgedir ve tehlikenin ciddiyetine göre önceliklendirilmiş aksiyon planlarını içerir.

  • Tehlike Tespiti: Gürültü, toz, kimyasal madde, ergonomik riskler (yanlış sandalye kullanımı bile dahil).
  • Risk Skoru Belirleme: Her bir tehlikenin olasılık ve şiddetine göre skorlanması.
  • Aksiyon Planı: Tespit edilen riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için somut, takvimlendirilmiş çözümler üretilmesi.

2. Eğitim ve Bilgilendirme (Kültür Oluşturma)

Güvenli bir iş yeri, sadece teknik önlemlerle değil, bilinçli çalışanlarla mümkündür. İGU, yeni işe başlayanlara, değişen risklere ve yasal gerekliliklere dair zorunlu eğitimleri vermekle yükümlüdür. Bu eğitimler, yasal olarak belgelendirilmek zorundadır.

  • Temel İSG Eğitimleri (Yangın, tahliye, ilkyardım).
  • Mesleki risklere özgü eğitimler (Makine kullanımı, elektrik güvenliği).

3. Denetim, İzleme ve Kayıt Tutma (Sürekli İyileştirme)

İGU, risk analizi raporundaki aksiyonların yerine getirilip getirilmediğini düzenli olarak denetler. Yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıklarının kök neden analizini yapar ve tekrarını önleyici tedbirler geliştirir. Tüm bu süreçler, yasal denetimlerde sunulmak üzere detaylıca belgelendirilir.

İGU’nun İşletmeye Sağladığı 3 Büyük Fayda (Maliyetten Çok Yatırım)

İSG hizmetlerini bir zorunluluk ve maliyet kalemi olarak görmek yerine, bir yatırım olarak ele almalısınız. Sürdürülebilir başarı için bu yatırımın getirileri paha biçilmezdir.

1. Finansal Koruma ve Sigorta Avantajları

İGU hizmeti almak, olası bir iş kazası veya denetim sonucu kesilebilecek yüz binlerce liralık cezadan sizi korur. Ayrıca, güvenli çalışma ortamı oluşturmak, SGK prim teşviklerinden yararlanma kapısını açabilir. Kazaların azalması, dolaylı maliyetleri (makine arızası, iş gücü kaybı) de minimize eder.

2. Verimlilik Artışı ve Motivasyon

Çalışanlar, kendilerini güvende hissettikleri bir ortamda daha motive ve daha üretken olurlar. Risklerin yönetildiği, ergonominin optimize edildiği bir iş yerinde devamsızlık oranları düşer, işe bağlı hastalıklar azalır. Bu, doğrudan karlılığınıza etki eden pozitif bir döngüdür.

Mini Vaka Analizi: Ahmet’in Atölyesi

Ahmet, metal işleri yapan küçük bir atölye sahibidir. Başlangıçta İGU hizmetini “gereksiz masraf” olarak görüyordu. Ancak OSGB ile anlaşma yaptıktan sonra, uzman makine koruyucularının eksik olduğunu ve havalandırmanın yetersiz olduğunu tespit etti. Bu basit düzeltmeler, hem bir iş kazası riskini sıfırladı hem de çalışanların atölye içindeki metal tozu şikayetlerini azalttı. Sonuç: Ahmet’in çalışanları daha az hasta oldu ve üretim kesintiye uğramadı. İGU maliyeti, ilk üç ayda artan verimlilikle kendini amorti etti.

3. Kurumsal İtibarın Yükselmesi

Özellikle büyük tedarik zincirlerinde (ihracat odaklı şirketlerde), iş ortakları sadece ürün kalitenize değil, aynı zamanda etik ve güvenlik standartlarınıza da bakar. Yasal ve etik olarak tam uyumlu olmak, uluslararası ihalelere girme şansınızı artırır ve müşteriler nezdinde güvenilirliğinizi pekiştirir.


Maliyetler ve Bütçeleme: İGU Hizmeti Ne Kadara Mal Olur?

Girişimciler için bütçe, her zaman önceliklidir. İGU hizmetlerinin maliyetleri, sabit bir rakam olmamakla birlikte, birkaç temel faktöre göre belirlenir. Bu bilgileri bilerek, OSGB’lerden aldığınız teklifleri daha sağlıklı değerlendirebilirsiniz.

Hizmet Maliyetlerini Etkileyen Temel Faktörler

İGU hizmetinin aylık maliyeti (OSGB aracılığıyla alınıyorsa) aşağıdaki faktörlere göre geniş bir aralıkta değişebilir:

1. Tehlike Sınıfı ve Asgari Süre

Daha önce belirttiğimiz gibi, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıflar, az tehlikeli sınıflara göre çalışan başına daha fazla uzmanlık süresi gerektirir. Bu, doğrudan maliyeti artırır. Çok tehlikeli bir fabrika, az tehlikeli bir ofise göre daha yüksek aylık ücret ödeyecektir.

2. Çalışan Sayısı

Toplam süre, çalışan sayısıyla doğru orantılıdır (Çalışan sayısı x Zorunlu dakika). Çalışan sayınız arttıkça, aylık hizmet bedeli de artacaktır.

3. Uzmanlık Düzeyi (C, B, A Sınıfı)

İş güvenliği uzmanları C, B ve A olmak üzere üç sınıfa ayrılır. A sınıfı uzmanlar en deneyimli ve yetkili olanlardır. Çok tehlikeli iş yerleri zorunlu olarak B veya A sınıfı uzman çalıştırmak zorundadır. Uzmanın sınıfı ne kadar yüksekse, saatlik hizmet bedeli o kadar yüksek olur.

4. Lokasyon ve Bölgesel Fiyat Farkları

İstanbul, Ankara veya İzmir gibi büyük metropollerde OSGB hizmet fiyatları, genellikle Anadolu şehirlerine göre bir miktar daha yüksek olabilir. Ayrıca, iş yerinizin OSGB’ye olan uzaklığı da yol maliyeti nedeniyle fiyatı etkileyebilir.

Gerçekçi Maliyet Beklentisi (Örnek Aralıklar):

(Not: Bu rakamlar piyasa koşullarına göre değişkenlik gösterebilir ve sadece bir fikir verme amaçlıdır.)

  • Küçük Ofis (Az Tehlikeli, 5 Çalışan): Ayda minimum yasal süre için, OSGB hizmet bedeli genellikle düşük bütçelerle karşılanabilir.
  • Orta Ölçekli İşletme (Tehlikeli, 30 Çalışan): Aylık hizmet bedeli, C Sınıfı bir uzman için orta düzeyli bir aralıkta seyreder.
  • Büyük Tesis (Çok Tehlikeli, 100 Çalışan): A/B Sınıfı uzman gerektiren bu durumda, aylık maliyetler belirgin şekilde yükselir.

İGU Maliyetlerini Karşılamada Devlet Destekleri (Teşvikler)

Devlet, özellikle küçük işletmeleri İSG konusunda teşvik etmek için destekler sunar. Finansal okuryazarlığın bir parçası olarak, bu teşvikleri mutlaka araştırmalısınız.

6331 Sayılı Kanun, 10’dan az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki iş yerlerine İSG hizmetlerinin maliyetini karşılamak amacıyla devlet desteği verilmesini öngörür. Bu destek, belirli hesaplamalar üzerinden SGK primlerinden mahsup edilerek işverene geri ödenir.

Nasıl Yararlanılır?

  1. İşletmenizin yasal olarak devlet desteği kapsamına girdiğinden emin olun (10 kişiden az çalışan).
  2. Hizmeti yetkili bir OSGB’den alın ve hizmet bedelini düzenli ödeyin.
  3. SGK, yapılan ödemeleri tehlike sınıfınıza uygun oranlarda hesaplayarak prim borcunuzdan düşer.

Bu destekler, özellikle yeni kurulan ve bütçesi kısıtlı KOBİ’ler için İSG hizmetini neredeyse ücretsiz hale getirebilir ve yasal uyumluluğu sağlamada büyük kolaylık sunar.


Yeni Girişimciler İçin Harekete Geçme ve Risk Yönetimi Yol Haritası

Artık İş Güvenliği Uzmanı zorunluluğunun sadece bir yasal yükümlülük olmadığını, aynı zamanda işletmenizin finansal sağlığını koruyan kritik bir yatırım olduğunu biliyorsunuz. Peki, bu bilgileri somut adımlara nasıl dönüştüreceksiniz?

1. Adım: Tehlike Sınıfınızı ve Yasal Sürenizi Tespit Edin

İlk işiniz, iş yerinizin bağlı olduğu NACE kodunu öğrenmek ve Tehlike Sınıfınızı (Az, Tehlikeli, Çok Tehlikeli) belirlemektir. Çalışan sayınızı (stajyerler ve geçici işçiler dahil) netleştirin. Bu verilerle, bir uzmanın size ayda kaç dakika hizmet vermesi gerektiğini hesaplayın.

2. Adım: Hukuki Yöntemi Seçin ve Bütçe Planlaması Yapın

Eğer 10 kişiden az az tehlikeli bir işletmeyseniz, kendi kendinize İSG eğitimi alarak maliyeti sıfırlayabilirsiniz. Diğer tüm durumlarda, güvenilir bir OSGB araştırmasına başlayın. Bütçenize İSG hizmetini bir zorunlu gider olarak değil, potansiyel cezaları önleyen bir sigorta primi olarak ekleyin. Devlet teşviklerinden yararlanma şartlarını kontrol edin.

3. Adım: Doğru OSGB’yi veya Uzmanı Seçin

Fiyat tek kriteriniz olmasın. OSGB’nin referanslarını, uzmanlarının yetki belgelerini (A, B, C Sınıfı) ve hizmet kalitesini kontrol edin. Anlaştığınız uzmanın sadece evrak imzalamaya değil, gerçekten riskleri analiz
İş Güvenliği Uzmanı Zorunluluğu konusunda görsel
etmeye odaklanacağından emin olun.

4. Adım: İSG-Katip Kaydını Kontrol Edin

OSGB ile sözleşme imzaladıktan sonra, sözleşmenin Çalışma Bakanlığı’nın İSG-Katip sistemine kaydedildiğinden emin olun. Yasal olarak uzman görevlendirmiş sayılmanız için bu kayıt zorunludur. Kayıt belgenizin bir kopyasını mutlaka saklayın.

5. Adım: İSG Kültürünü Benimseyin ve Uygulayın

Uzmanınızla iş birliği yaparak ilk risk değerlendirmesi raporunu alın ve eylem planını derhal uygulamaya başlayın. Unutmayın, İSG bir kereye mahsus yapılan bir şey değil, sürekli iyileştirme gerektiren dinamik bir süreçtir. Çalışanlarınızı bu kültüre dahil edin; onların fikirleri, iş yerindeki gerçek riskleri tespit etmede en büyük yardımcınız olacaktır.

Cesaret Verici Son Söz:

Girişimci olarak yüzlerce sorumluluk altındasınız. İş güvenliği zorunluluğu başlangıçta karmaşık görünebilir, ancak bu adımları takip ettiğinizde, hem yasalara uyumlu hem de çalışanlarına değer veren, etik bir işletme kurmanın temellerini atmış olacaksınız. Bu, sadece bugünü değil, yarını da güvence altına almanın en akıllıca yoludur. Şimdi sıra sende, ilk adımını at ve işini daha güvenli hale getir!


Sık Sorulan Sorular (SSS)

İş Güvenliği Uzmanı görevlendirmezsem ne olur?

İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi veya diğer sağlık personelini görevlendirmemek, 6331 Sayılı Kanun uyarınca idari para cezası gerektirir. Cezalar, görevlendirmenin yapılmadığı her ay için katlanarak artar. Bu durum, özellikle çok tehlikeli sınıftaki işletmeler için çok ağır finansal yükler getirebilir. Ayrıca, olası bir iş kazasında işverenin hukuki sorumluluğu ve cezai riski ciddi oranda artar.

İSG-Katip nedir ve neden önemlidir?

İSG-Katip (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı), T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait merkezi bir kayıt sistemidir. İşverenler, OSGB’ler ve uzmanlar arasındaki tüm sözleşmeler bu sistem üzerinden dijital olarak kaydedilir ve onaylanır. Bu kayıt, işverenin yasal yükümlülüğünü yerine getirdiğinin resmi kanıtıdır. Kayıt yapılmamışsa, fiilen hizmet alsanız dahi yasal olarak uzmanın görevlendirilmediği kabul edilir.

Tek kişilik bir iş yeri (şirket sahibi) İGU tutmak zorunda mı?

Eğer iş yeri sahibi aynı zamanda tek çalışan ise (yani kendi SGK primlerini Bağ-Kur üzerinden ödüyorsa), genellikle kanunun İSG uzmanı bulundurma yükümlülüğü kapsamında sayılmaz. Ancak, iş yerinde sadece bir kişi bile olsa (örneğin sadece şirket ortağı), eğer o iş yerinde sigortalı (4/A’lı) çalışan varsa, 6331 Sayılı Kanun hükümleri derhal devreye girer ve tehlike sınıfına göre İGU zorunluluğu başlar.

İş Güvenliği Uzmanı (İGU) ile İşyeri Hekimi arasındaki fark nedir?

İGU, iş yerindeki fiziksel, kimyasal ve biyolojik tehlikeleri, teknik riskleri (makine güvenliği, yangın vb.) ve ergonomik düzenlemeleri yönetir. Görevi, kazaları ve meslek hastalıklarını önleyici tedbirleri almaktır. İşyeri Hekimi ise, çalışanların sağlık gözetimini yapar, periyodik sağlık muayenelerini (akciğer filmi, işitme testi vb.) gerçekleştirir ve meslek hastalıklarının teşhis ve tedavisinde rol oynar. Her ikisi de zorunlu İSG hizmetinin farklı, tamamlayıcı parçalarıdır.

Az tehlikeli sınıftaki bir işletme, İGU hizmetini kendisi verebilir mi?

Evet. Az tehlikeli sınıfta bulunan ve 10’dan az çalışana sahip olan işverenler, Bakanlıkça verilen eğitimleri tamamlamak ve sınavı geçmek şartıyla, kendi iş güvenliği ve sağlığı hizmetlerini (uzmanlık hizmetleri hariç) kendileri yürütebilir. Bu, KOBİ’ler için büyük bir maliyet avantajıdır. Ancak bu yetki, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıflara geçildiğinde veya çalışan sayısı 10’u geçtiğinde sona erer.

OSGB’lerin yetkili olduğunu nereden kontrol edebilirim?

Anlaşma yapmayı düşündüğünüz Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri’nin (OSGB) yetkili olup olmadığını, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM) web sitesi üzerinden kontrol edebilirsiniz. Yetkili olmayan bir kurumdan hizmet almak, yasal yükümlülüğünüzü yerine getirdiğiniz anlamına gelmez.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir