İşe İade Davası: Arabuluculuk Süreci ve 7 Kritik Adım

İşe İade Davası Süreci ve Arabuluculuk Zorunluluğu görseli

Hayat, bazen en beklenmedik anda karşımıza çıkan fırtınalarla doludur. Kariyer yolculuğunuzda da, işten çıkarılma gibi zorlayıcı bir durumla karşılaşabilirsiniz. Eğer bu feshin haksız olduğunu düşünüyorsanız, haklarınızı aramak sadece yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda finansal geleceğinizi koruma altına alma eylemidir. Girişimci ruhlu, finansal okuryazar bir birey olarak, haklarınızı bilmek ve bu süreçleri stratejik bir şekilde yönetmek zorundasınız.

İş güvencesi hükümleri, özellikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışanlar için hayati önem taşır. Ancak “İşe iade davası açmak” dendiğinde, çoğu kişi karmaşık bir labirentin içine girdiğini düşünür. Oysa doğru bir yol haritası ve adım adım ilerleme stratejisiyle bu süreci yönetebilir, hatta bu dönemi kişisel ve finansal yapılanma için bir fırsata çevirebilirsiniz.

Bu derinlemesine rehberde, işe iade davasının zorunlu arabuluculuk aşamasından başlayarak, mahkeme sürecine ve karar sonrası atılacak adımlara kadar tüm detayları ele alacağız. Amacımız, size sadece hukuki bilgi sunmak değil, aynı zamanda bu zorlu dönemi güçlü ve planlı bir şekilde atlatmanız için motivasyon ve stratejik bakış açısı sağlamaktır. Hazırsanız, haklarınızı geri alma yolculuğuna başlayalım.

İşe İade Davası Temelleri: Haklar, Şartlar ve Kritik Süreler

İşe iade davası, iş akdinin işveren tarafından geçersiz veya haksız bir nedenle feshedildiği durumlarda, çalışanın işine geri dönmek veya yasal tazminat almak amacıyla açtığı bir davadır. Bu süreç, sizin finansal istikrarınızı doğrudan etkileyen bir unsurdur. Ancak herkesin bu davayı açma hakkı yoktur; yasalar belirli şartlar öngörmektedir.

Unutmayın: Bu süreçte atacağınız her adımın (özellikle süreler konusunda) hukuki geçerliliği vardır. Yanlış atılan tek bir adım, davanızın esastan incelenmeden reddedilmesine neden olabilir. Finansal okuryazarlıkta olduğu gibi, hukuki süreçlerde de detaylara hakim olmak başarının anahtarıdır.

İşe İade Davası Süreci ve Arabuluculuk Zorunluluğu ile ilgili görsel

Kimler İşe İade Davası Açabilir? (Geçerlilik Kriterleri)

İşe iade davası açabilmek için öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde belirtilen temel şartları sağlamanız gerekir. Bu şartlar, iş güvencesinin kapsamını belirler ve stratejinizi buna göre kurmalısınız:

  • Kıdem Şartı: İşten çıkarıldığınız tarihte, ilgili işyerinde en az 6 aylık kıdeminizin olması gerekir. (Bu süre hesaplanırken deneme süresi de dahil edilir.)
  • İşyeri İşçi Sayısı Şartı: İşverenin aynı işkolunda, Türkiye genelinde en az 30 işçi çalıştırması gerekir. Bu, sadece sizin çalıştığınız şube değil, tüm işletme bazında hesaplanır.
  • İşveren Vekili Olmamak: İşyerinin tamamını sevk ve idare eden işveren vekili (örneğin Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı gibi üst düzey pozisyonlar) bu kapsama girmezler.
  • Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi: İş sözleşmenizin belirsiz süreli olması gerekir. Belirli süreli sözleşmeyle çalışanların işe iade davası açma hakkı genellikle yoktur (istisnai durumlar hariç).

Bu dört temel şartı sağlıyorsanız, iş güvencesi hükümleri altındasınız demektir. Şimdi, işverenin fesih nedenine odaklanma zamanı.

Fesih Türleri ve Geçerli Nedenler

İşe iade davasının kazanılabilmesi için, işverenin yaptığı feshin “geçerli” bir nedene dayanmaması gerekir. Geçerli nedenler, İş Kanunu’nda detaylıca açıklanmış ve genellikle işçinin yeterliliğinden, davranışlarından veya işyerinin gereklerinden kaynaklanır.

1. Geçerli Fesih (İşe İadeye Engel Olabilir):

İşverenin sunduğu nedenlerin mahkemece haklı bulunması durumudur. Örnekler:

  • İşçinin düşük performans sergilemesi ve bu durumun belgelendirilmesi.
  • İşçinin sık sık uyarıya rağmen iş disiplinine aykırı davranması.
  • Ekonomik kriz veya yeniden yapılanma nedeniyle pozisyonun kaldırılması (ancak bu durumda işverenin başka pozisyon teklif etme yükümlülüğü vardır).

2. Haklı Fesih (İhbar Süresi Yok, Zorlu Süreç):

İş Kanunu 25. Maddesi kapsamındaki derhal fesih nedenleridir (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık). Bu durumda işçi tazminat hakkını kaybedebilir ve işe iade davası açma olasılığı düşüktür.

3. Geçersiz Fesih (İşe İade Sebebi):

Eğer işveren fesihte yukarıdaki şartları ispatlayamazsa veya feshin sebebi sendika üyeliği, hamilelik, cinsiyet gibi ayrımcılık içeren durumlarsa, fesih geçersiz sayılır ve işe iade kararı çıkar.

Kritik Süre Uyarısı: İş sözleşmenizin feshedildiği tebliğ tarihinden itibaren sadece 30 takvim gününüz vardır. Bu 30 gün içinde işe iade talebiyle zorunlu arabuluculuk sürecini başlatmanız GEREKİR. Bu süre hak düşürücü süredir ve kaçırırsanız dava açma hakkınız sona erer.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci: Kapıdaki İlk Adım

2018 yılı itibarıyla, işe iade davalarında mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk yolu zorunlu hale getirilmiştir. Bu adım, hem adaletin hızlanması hem de tarafların mahkeme masrafı olmadan uzlaşması için tasarlanmıştır. Bu aşamayı, finansal bir görüşme ve anlaşma kapısı olarak görmelisiniz.

Arabuluculuğa Başvuru Nasıl Yapılır?

Arabuluculuk sürecini başlatmak oldukça basittir, ancak kritik 30 günlük süreyi unutmamalısınız.

Adım 1: Başvuru Noktası

İşe iade talebinizi iletmek için, işyerinizin bulunduğu yerdeki veya işverenin ikametgahının bulunduğu yerdeki Adliye bünyesinde bulunan Arabuluculuk Bürosu’na (veya bu büronun olmadığı yerlerde Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ne) başvurmanız gerekir.

Adım 2: Gerekli Bilgiler

Başvuruda, kimlik bilgilerinizi, işveren bilgilerini, fesih tarihini ve işe iade talebinizi açıkça belirtmelisiniz. Başvuru, Arabuluculuk Bürosu tarafından kaydedildikten sonra, sistem otomatik olarak bir arabulucu atar.

Adım 3: Toplantı ve Müzakereler

Arabulucu, tarafları (sizi ve işvereni/vekilini) müzakere toplantısına çağırır. Bu toplantıların temel amacı, işverenin sizi işe geri almayı teklif edip etmeyeceği veya size bir tazminat ödeyerek anlaşmaya varılıp varılmayacağıdır.

  • Süreç Süresi: Arabulucu, başvuru tarihinden itibaren en fazla 3 hafta (zorunlu hallerde 1 hafta uzatılabilir) içinde süreci tamamlamakla yükümlüdür.
  • Gizlilik: Arabuluculuk toplantılarında konuşulan her şey gizlidir ve daha sonra mahkemede delil olarak kullanılamaz.

Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur? (Finansal Çözüm)

Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanması, tarafların süreci hızlı ve ekonomik bir şekilde sonlandırması demektir. İşveren genellikle, işçiyi geri almaktansa belirli bir tazminat ödeyerek ilişkiyi sonlandırmayı teklif eder.

Bir anlaşma durumunda, mutabık kalınan miktar üzerinden Arabuluculuk Sonuç Tutanağı düzenlenir. Bu tutanak, mahkeme ilamı niteliğindedir ve anlaşmaya uyulmaması halinde icra edilebilir.

Örnek Senaryo:

İşveren, sizi işe geri almak yerine 6 aylık brüt ücretinize denk gelen bir tazminat ödemeyi teklif edebilir. Eğer bu teklif finansal hedeflerinize uygunsa, anlaşmayı kabul edebilir ve süreci sonlandırabilirsiniz. Bu, belirsizlikten kurtulmak ve yeni bir girişim ya da iş arayışına odaklanmak için hızlı bir yol olabilir.

Anlaşma Sağlanamazsa Dava Yolu Açılır

Eğer arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamazsa (yani işveren sizi işe geri almayı teklif etmez ve/veya sunulan tazminat teklifini kabul etmezseniz), arabulucu bir “Anlaşamama Son Tutanağı” düzenler. Bu tutanakla birlikte dava açma hakkınız doğar.

Kritik Süre Uyarısı 2: Arabuluculuk sürecinin sonunda anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta (14 takvim günü) içinde İş Mahkemesi’ne başvurarak işe iade davasını açmanız zorunludur. Bu süre de hak düşürücü süredir.

Dava Süreci Başlıyor: Mahkeme Aşamaları

Arabuluculukta uzlaşma sağlanamadıysa, süreç İş Mahkemesi’ne taşınır. Bu aşama, biraz daha karmaşık ve uzun süreli olabilir. Ancak paniğe kapılmayın; iyi bir strateji ve avukat desteğiyle bu süreci yönetebilirsiniz.

Dilekçe Hazırlama ve Delillerin Sunumu

Dava, anlaşamama tutanağı ile birlikte yetkili İş Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesiyle başlar. Dilekçede, feshin geçersiz olduğu nedenleriyle açıklanmalı, işe iade talebi belirtilmeli ve ispatınızı destekleyen tüm deliller (tanıklar, e-postalar, performans raporları, uyarı yazıları vb.) eksiksiz sunulmalıdır.

  • Basit Yargılama Usulü: İşe iade davaları, genellikle İş Mahkemeleri’nde “Basit Yargılama Usulü” ile görülür. Bu, normal davalara göre daha hızlı sonuçlanması amaçlanan bir usuldür.
  • Savunma Hazırlığı: Mahkeme, dilekçenizi işverene gönderir ve işveren de cevap dilekçesini hazırlar. Bu aşamada, işverenin fesih nedenlerini çürütmeye odaklanmalısınız.

Duruşma Süreci ve Karar Aşaması

Mahkeme, tarafların dilekçeleri ve delilleri inceledikten sonra duruşma gününü belirler. Duruşmalar sırasında tanıklar dinlenir, uzman bilirkişi raporları (gerekiyorsa) alınır ve hakim nihai kararını verir.

Hakimin Odak Noktaları:

  1. Feshin Şekil Şartlarına Uygunluğu: Fesih bildirimi yazılı yapılmış mı? Neden açıkça belirtilmiş mi? Savunmanız alınmış mı?
  2. Geçerli Nedenin Gerçekliği: İşverenin ileri sürdüğü nedenin gerçekten var olup olmadığı ve feshin son çare olup olmadığı (feshin orantılılığı).
  3. İşletmesel Kararların Denetimi: İşletmenin ekonomik veya organizasyonel zorunlulukları varsa, bu kararın gerçekten objektif ve uygulanabilir olup olmadığı denetlenir.

Mahkeme, genellikle kısa sürede (basit yargılama usulü sayesinde birkaç ay içinde) kararını açıklar. Eğer mahkeme, feshin geçersiz olduğuna karar verirse, işe iadenize hükmeder.

İşe İade Davası Süreci ve Arabuluculuk Zorunluluğu konusunda görsel

Karar Sonrası Eylemler ve Kritik Mali Sonuçlar

İşe iade davasını kazandınız! Tebrikler. Ancak süreç burada bitmiyor. Mahkeme kararı sonrasında atmanız gereken çok kritik adımlar ve dikkat etmeniz gereken finansal haklarınız var.

İşverenin İşe Başlatma Zorunluluğu ve Yasal Süre

Mahkeme kararı size tebliğ edildikten sonra (ve eğer temyiz yolu açıksa Yargıtay tarafından onandıktan sonra), hemen harekete geçmelisiniz:

  1. Başvuru Süresi: Mahkemenin işe iade kararının kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde, işverene yazılı olarak (noter kanalıyla ihtarname çekmek en sağlıklısıdır) işe başlamak için başvuruda bulunmanız gerekir.
  2. İşverenin Cevap Süresi: İşveren, bu başvurunuzu aldıktan sonra 1 ay içinde size işe başlama teklifinde bulunmak zorundadır.

Bu 1 aylık süre içinde işveren sizi işe başlatmayı teklif ederse, belirlenen tarihte işinize geri dönmelisiniz. Eğer siz işe başlama teklifini haklı bir neden olmaksızın kabul etmezseniz, işe iade hakkınızı kaybedersiniz ve tazminata hak kazanamazsınız.

Boşta Geçen Süre Ücreti ve İş Güvencesi Tazminatı

İşveren sizi işe başlatmayı teklif etse de, etmese de iki önemli finansal hakkınız doğar:

1. Boşta Geçen Süre Ücreti (Maksimum 4 Aylık Ücret)

Dava süresince boşta kaldığınız için, işe iade kararının kesinleşmesine kadar geçen sürenin en çok 4 aylık kısmı için ücret ve diğer haklarınızı (ikramiye, prim vb.) işveren ödemek zorundadır. Bu miktar, işe başlatılıp başlatılmamanızdan bağımsız olarak ödenir.

2. İş Güvencesi Tazminatı (4 ila 8 Aylık Ücret)

İşveren, mahkeme kararına rağmen sizi 1 ay içinde işe başlatmazsa (yani işe iade teklifinde bulunmazsa), iş akdiniz feshedilmiş sayılır. Bu durumda işverenin size iş güvencesi tazminatı (İşe Başlatmama Tazminatı) ödemesi gerekir.

  • Bu tazminatın miktarı, İş Kanunu’na göre 4 aylık brüt ücretinizden az, 8 aylık brüt ücretinizden fazla olamaz.
  • Hakim, feshin ağırlığına, işçinin kıdemine ve diğer koşullara göre bu aralıkta bir miktara hükmeder.
  • Bu tazminat, kıdem ve ihbar tazminatından ayrı olarak ödenir.

Özet Finansal Kazanım: İşe iade davasını kazandığınızda ve işveren sizi işe başlatmadığında, toplamda minimum 8 aylık (4 ay boşta geçen süre + 4 ay iş güvencesi tazminatı) brüt ücretinizi alma hakkınız doğar. Bu önemli bir finansal tampon oluşturur.

Hukuki Tavsiye Değildir: Bu makaledeki bilgiler genel bir yol haritasıdır. Yasal süreler ve hesaplamalar karmaşık olabilir. Hak kaybı yaşamamak ve en doğru stratejiyi belirlemek için mutlaka bir İş Hukuku avukatından profesyonel destek almalısınız.

Girişimci Zihniyetiyle Süreci Yönetmek: Stratejiler

Bizim hedef kitlemiz sadece hak arayan çalışanlar değil, aynı zamanda finansal özgürlük arayışında olan, girişimci ruhlu bireylerdir. İşten çıkarılma sürecini pasif bir mağduriyet olarak değil, aktif bir stratejik yönetim fırsatı olarak ele almalıyız.

Duygusal Zekâ ve Finansal Planlama

İşten çıkarılma, stresli, yıpratıcı ve belirsiz bir süreçtir. Bu dönemde duygusal zekânızı yüksek tutmak, rasyonel kararlar almanız için hayati önem taşır.

  • Rasyonel Görüşmeler: Arabuluculuk masasında duygusal tepkiler yerine net, hesaplanmış finansal hedeflerle oturun. Kaç aylık bir tazminatın yeni iş veya girişim kurma sürecinizde size zaman kazandıracağını hesaplayın.
  • Acil Durum Fonu: Finansal okuryazarlığın temel kuralı olan acil durum fonunun önemini bu süreçte bir kez daha anlarsınız. Hukuki süreçler beklenenden uzun sürebilir; bu süre zarfında hayat standartınızı koruyacak bir fonunuzun olması, pazarlık gücünüzü artırır.

Alternatif Gelir Kaynakları ve Plan B

Dava süreci devam ederken tamamen eli kolu bağlı beklemek, finansal riskinizi artırır. Girişimci zihniyeti, zor zamanlarda dahi yeni yollar aramayı gerektirir.

Dava Sürecini Gelir Fırsatına Çevirme:

  1. Freelance Çalışmalar: Eski işinizle rekabet etmeyecek, yasal sınırları aşmayacak şekilde kısa süreli freelance projelerle gelirinizi destekleyebilirsiniz.
  2. Dijital Varlık Geliştirme: Boş kalan zamanınızı pasif gelir potansiyeli olan dijital varlıklar (e-kitap, online kurs, blog içeriği) oluşturmaya harcayabilirsiniz.
  3. Bütçe Optimizasyonu: Hukuki süreç devam ederken, bütçenizi en üst düzeyde optimize edin. Gereksiz harcamaları kısın ve mevcut birikiminizi koruyun.

Eğer işe iade davasını kazanırsanız ve işveren sizi işe başlatmazsa, alacağınız toplu tazminat (minimum 8 aylık brüt ücret) yeni bir iş kurmak veya uzun vadeli yatırım stratejileri geliştirmek için kullanabileceğiniz önemli bir sermaye olabilir. Bu parayı nasıl değerlendireceğinize dair net bir planınız olmalıdır.

İşe İade Davası Sürecinde Sıkça Yapılan Hatalar

Hukuki süreç ne kadar net tanımlanmış olsa da, bireylerin acele veya panikle yaptığı bazı hatalar hak kaybına yol açabilir. Bu hatalardan kaçınarak sürecinizi daha sağlam ilerletebilirsiniz.

1. Süreleri Kaçırmak

En kritik ve geri dönüşü olmayan hata, 30 günlük arabuluculuk başvuru süresini veya arabuluculuk sonrası 14 günlük dava açma süresini kaçırmaktır. Bir gün bile geç kalmak, davanın reddedilmesine neden olur.

2. Yazılı Başvurunun İhmal Edilmesi

Mahkeme kararı sonrası işe başlama başvurunuzu sözlü veya e-posta ile yapmak yeterli değildir. Kanun, bu başvurunun kesin ve ispatlanabilir olmasını şart koşar. Noter ihtarnamesi, ispat yükümlülüğünüzü yerine getirmenin en güvenilir yoludur.

3. İhbarnameyi İmzalamadan Ayrılmak

İşten çıkarıldığınızda size sunulan belgeleri (İbraname, fesih bildirimi vb.) iyice okumadan veya avukatınıza danışmadan imzalamayın. Özellikle “İş akdinin feshini kabul ediyorum” anlamına gelebilecek ifadelere dikkat edin. Unutmayın, imzaladığınız her belge, mahkemede aleyhinize kullanılabilir.

4. Delil Toplamayı İhmal Etmek

Feshin haksız olduğunu iddia ediyorsanız, bunu ispatlayacak somut delillere ihtiyacınız var. İşyerinizden çıkmadan önce size verilen performans raporlarını, yazılı uyarıları, e-posta yazışmalarını, varsa mobbing kanıtlarını veya fazla mesai kayıtlarını güvenli bir şekilde yedekleyin ve saklayın.

İşe İade Davasında Örnek Vaka Analizi: Ayşe Hanım’ın Yeni Başlangıcı

Ayşe Hanım, 5 yıldır büyük bir perakende şirketinde müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalışmaktadır. Şirket, kâr düşüşlerini gerekçe göstererek Ayşe Hanım’ın pozisyonunu “tasarruf amaçlı” feshettiğini bildirir.

  1. Durum Tespiti: Ayşe Hanım 5 yıldır çalışıyor (6 ay kıdem şartı sağlandı) ve şirket 500’den fazla işçi çalıştırıyor (30 işçi şartı sağlandı).
  2. Arabuluculuk Aşaması: Ayşe Hanım, fesih bildiriminden sonraki 15. günde arabuluculuğa başvurdu. İşveren, Ayşe Hanım’ı işe geri almayı teklif etmedi, ancak 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve ek olarak 4 aylık tazminat (toplam 8 aylık brüt ücret) teklif etti.
  3. Stratejik Karar: Ayşe Hanım, bu paranın kendi dijital pazarlama ajansını kurmak için gereken başlangıç sermayesi olduğunu hesapladı. Hukuki sürecin uzama riskini göze almak yerine, bu 8 aylık ücreti kabul ederek anlaşmayı imzaladı.
  4. Sonuç: Ayşe Hanım, 8 aylık tazminatı sermaye olarak kullanarak arabuluculuk sürecinden 4 hafta sonra hukuki bağlarını kesti ve hızla yeni girişimine odaklandı.

Bu vaka gösteriyor ki, bazen en hızlı ve stratejik çıkış, mahkeme koridorlarında yıllarca sürecek belirsizliği ortadan kaldırmaktır. Finansal okuryazarlık, yasal hakkınızı bilmekle beraber, ne zaman uzlaşmanın en mantıklı seçenek olduğunu anlamaktır.

Sonuç: Haklarınızı Bilmek Finansal Gücünüzdür

İşe iade davası süreci ve zorunlu arabuluculuk, iş hayatınızda karşılaşabileceğiniz zorlu bir virajdır. Ancak bu süreç, belirsizliğe teslim olmanız gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, haklarınızı derinlemesine öğrenerek ve stratejik kararlar alarak, bu dönemi finansal yeniden yapılanmanız için bir kaldıraç olarak kullanabilirsiniz.

Unutmayın, iş güvencesi hükümleri size sadece işinizi geri alma hakkı değil, aynı zamanda ciddi bir finansal telafi imkânı da sunar. Zorunlu arabuluculuk, bu telafiye hızla ulaşmanız için tasarlanmış modern bir mekanizmadır. Başarılı olmak için yapmanız gereken tek şey, yasal süreleri titizlikle takip etmek ve duygusal değil, mantıksal bir yatırımcı gibi hareket etmektir.

Şimdi sıra sizde. Eğer iş akdinizin haksız feshedildiğini düşünüyorsanız, ilk adımı atın: Hukuki sürelerinizi kontrol edin ve bir İş Hukuku uzmanına danışarak yol haritanızı çizin. Bu süreçte sadece kayıplarınızı telafi etmekle kalmayacak, aynı zamanda finansal okuryazarlığınızı ve direncinizi de güçlendirmiş olacaksınız. Adımlarınızı planlayın, güvenilir kaynaklara yaslanın ve gücünüzü geri kazanın!

Sık Sorulan Sorular (SSS)

İşe iade davası ne kadar sürer?

Basit yargılama usulü uygulandığı için işe iade davaları nispeten hızlıdır. Arabuluculuk süreci en fazla 4 hafta sürer. Dava açıldıktan sonra İş Mahkemesi aşaması ilk derece mahkemelerinde genellikle 6 ila 12 ay arasında sonuçlanır. Ancak İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve Yargıtay aşamaları da eklendiğinde, kesinleşme süresi toplamda 1.5 yıla kadar uzayabilir.

Arabuluculuk toplantısına avukatsız katılabilir miyim?

Evet, yasal olarak arabuluculuk toplantılarına avukatsız katılabilirsiniz. Ancak işveren tarafı genellikle avukatıyla gelir. Maddi haklarınızı doğru hesaplamak, yasal riskleri değerlendirmek ve güçlü pazarlık yapmak adına, bir avukatla temsil edilmeniz kesinlikle tavsiye edilir.

İşe iade davasını kazanmama rağmen işveren beni işe başlatmak zorunda mı?

İşveren, kesinleşen mahkeme kararına rağmen sizi işe başlatmak zorunda değildir. Ancak eğer işe başlatmamayı tercih ederse, bu durumda size kanunda belirlenen minimum 4, maksimum 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatını ödemek zorundadır (Ek olarak 4 aylık boşta geçen süre ücreti de ödenir).

İşe iade davasını kazanırsam, bu süreçte başka bir işte çalışabilir miyim?

Evet, işe iade davası devam ederken başka bir işte çalışmanız mümkündür. Ancak bu durumda, mahkeme kararıyla işe iadenize hükmedilirse, işverenden alacağınız boşta geçen süre ücreti (4 aylık) hesaplanırken, bu dönemde kazandığınız ücretler düşülebilir.

İş sözleşmesi feshedilen herkese arabuluculuk zorunlu mudur?

İşçi alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai, ücret alacakları gibi) ve işe iade talepleri için arabuluculuk süreci zorunludur. Eğer direkt olarak İş Kanunu’ndan doğan bir alacak talebiniz varsa, mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak mecburidir.

İşe iade davası açmak için kıdem tazminatımı almam engel mi?

Hayır, işe iade davası açmanız kıdem tazminatınızı almanıza engel değildir. Ancak işveren, davanın sonucuna göre sizden iade talep edebilir. Eğer davanız reddedilirse (fesih haklı bulunursa) kıdem tazminatını iade etmeniz gerekmez. Eğer işe iade kararı çıkar ve işveren sizi işe başlatırsa, daha önce ödenen kıdem tazminatını yasal faiziyle işverene iade etmeniz gerekir.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir